III. Uluslararası KOP Bölgesel Kalkınma Sempozyumu yapıldı

Aksaray Üniversitesi’nin (ASÜ) ev sahipliğinde gerçekleştirilen “III. Uluslararası KOP Bölgesel Kalkınma Sempozyumu”nda 

Aksaray, Konya, Karaman ve Niğde’den oluşan KOP Bölgesi’nin Türkiye’nin “Yeni Marmara”sı olma hedefi öne çıktı.

Aksaray, Karaman, Konya ve Niğde’den oluşan KOP Bölgesi’ndeki 8 üniversitenin bir araya gelmesiyle oluşan KOP Bölgesi Üniversiteler Birliği (UNİKOP) tarafından her yıl düzenli olarak gerçekleştirilen KOP Bölgesel Kalkınma Sempozyumu’nun üçüncüsü bu yıl 22-24 Ekim 2015 tarihleri arasında Aksaray Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

ASÜ Konferans Salonu’nda başlayan sempozyuma Aksaray Valisi Şeref Ataklı, Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı İhsan Bostancı, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Sadrettin Karahocagil, UNİKOP Dönem Başkanı ve Aksaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Şahin, Niğde Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Görür, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sabri Gökmen, KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bayram Sade, Mevlana Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tankut Yalçınöz, Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Şeker, Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Avni Öktem, Selçuk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Şahin, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Nizamettin Çiftçi ile akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.

Aksaray, Karaman, Konya ve Niğde illerini içine alan KOP Bölgesi’nin, tarih öncesi çağlardan günümüze uzanan her dönemde, sosyal ve ekonomik alanda önemli bir merkez olduğunu ve çok sayıda uygarlığa da ev sahipliği yaptığını hatırlatan KOP İdaresi Başkanı İhsan Bostancı, özellikle Selçuklular döneminde bölgenin, ekonomi ve siyasette olduğu kadar eğitim, kültür ve sanatta da altın çağını yaşadığını, devrin ünlü bilginleri, filozofları, şairleri, mutasavvıfları ve üstatlarının bu dönemde bir ayara geldiğini belirterek; “Çağdaş İbn-i Sina, İbn-i Rüşd gibi ilim adamları ile birlikte bu bölgede yaşamış olan Hz. Mevlana, Sadreddin-i Konevi, Muhyiddin-i Arabi, Hacı Bektaş-ı Veli, Ahi Evran, Somuncu Baba gibi değerlerimiz bölgemizde ilim ve irfana verilen önemin bir göstergesi olmuştur” dedi.

“Tarihi miras ve sorumluluğumuzun farkındayız”

Zaman içinde bu coğrafyanın ilim ve irfan yuvası niteliklerini kaybederek bir tarım bölgesine dönüştüğünü ve sık aralıklarla yaşanan kuraklıklarla mücadele edegelen bir bölge olduğuna değinen Bostancı; “Bağdat Demiryolu’nun bu bölgeden geçmesi, Beyşehir Gölü'nden Ovaya sulama kanalı açılması da bölgeye eski ihtişamını katamamış. Çünkü demiryolu sadece transit olarak kalmış bölgeye önemli bir katkı sağlayamamıştır. Cumhuriyet döneminde ise yine kendi yağı ile kavrulan bir bölge durumunda kalan KOP Bölgesi, konumunun, topografyasının, ticari, siyasi tarihi ve kültürel bir merkez olmasının sağladığı fırsatlardan maalesef yeterince faydalanamamıştır.  Bu noktada KOP İdaresi Başkanlığı olarak misyonumuz; diğer paydaşlarımız ile işbirliği içerisinde Konya Kapalı Havzasında yer alan KOP Bölgesini her alanda “kapalı bir havza” durumundan kurtararak tarihinden miras aldığı sorumluluk bilinci ile hak ettiği ihtişamını tekrar kazanmasını sağlamak, bölgemizi bir “Yeni Marmara” haline getirmek için adımlar atmaktır” diye konuştu.

“KOP Bölgesini önemsiyoruz”

ASÜ Rektörü Yusuf Şahin, aynı coğrafyadaki dört şehrin bir araya gelmesini ve bu birliktelikle KOP Bölgesi’nin oluşumunu önemsediklerini belirterek, bir insanın isteklerini elde edebildiği yerlere kalkınmış bölge dendiğini hatırlattı. Şahin; “Ülke bazında baktığınızda da aynı şey geçerli. Tersi olan yerler de gelişmemiş olanlardır. ‘Kardeşimle o kadar benziyoruz ki; yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmiyor’ diyen var mı içinizde? Hayır, yok. Birisi düzenli olur, diğeri düzensiz olabiliyor. Hayatta böyle bir şey. Herkes aynı tabiatta olmadığından eşitsiz bir durum ortaya çıkıyor. Peki bu eşitsiz durumu nasıl gidereceğiz sorusu çıkıyor. Bizim coğrafyamız diğer ülkelere göre küçük olabilir. Ülkemiz aslında büyük bir coğrafyaya sahip. Bir tarafta muhteşem havzası ile Konya Ovası varken, diğer taraftan Hakkari’ye baktığınızda heybetli dağları içinizi ürpertir. Konya, Aksaray, Karaman ve Niğde inanılmaz güzel bir coğrafyaya sahip. Şimdi biz buralarda neler yapacağımızı, önümüzdeki sıkıntıları nasıl aşabileceğimiz konuşacağız” dedi.

“Sanayi ve Tarım iç içe”

Aksaray Valisi Şeref Ataklı ise Aksaray hakkında bilgiler verdi. Sempozyumun hayırlı sonuçlara sebep olması temennisinde bulunan Ataklı; Aksaray’ın milattan önce 8 bin yılına uzanan tarihi ile birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını belirterek; “Günümüzde Doğu Batı, Kuzey Güney illerini birbirine bağlayan önemli kavşak görevini üstlenmektedir. Önemli bir kavşak noktasında bulunması nedeniyle cazibe merkezi olarak önemli yatırımlar almıştır. 482 sanayi tesisi vardır ve 29 bin kişi istihdam ediliyor. Yani yatırımlarla istihdam sayımız çok daha artacaktır. Gelişen sanayinin yanında Tarım ve Hayvancılık şehridir” şeklinde konuştu.

Açılış oturumunun ardından Enerji ve Doğal Kaynaklar, Sosyal-Eğitim-Beşeri Bilimler, Gıda-Tarım-Orman, Kırsal Kalkınma, Haberleşme-Bilişim, Kültür-Sanat-Spor-Turizm, Sağlık ve Sanayi-Ulaştırma Lojistik gibi  8 tematik alanda yaklaşık 100 bildiri sunuldu. Katılımcılara bildirilerinin adı yer alan katılım belgeleri taktim edildi.